Efsane nedir?

Halkın ağzında şekillenerek, ağızdan ağıza dolaşan ve çok defa olağanüstü nitelikler taşıyan hikayelerdir. »Konusu çok eski çağlara kadar uzayan efsanelere «mit» denir. Yeryüzünde yaşayan bütün milletlerin çeşitli efsaneleri vardır. Başlıca Türk efsaneleri: Oğuz destanı ve bunun devamı olan Ergenekon destanıdır. Efsanenin temeli olan olay, halkın hayalinde şekil değiştirerek ağızdan ağıza, nesilden nesile geçer. Her milletin kendi dilinde birçok efsanesi vardır. Bunlardan bazıları birçok millet tarafından benimsenmiş ve aynı efsane başka isimlerle birçok dilde yerleşmiştir.

Efsan ve fesane şekillerinde de görülen kelime aslen Farsçadır. hikaye ve sergüzeşt manasına gelmektedir. Geçmiş halleri nakil ve anlatmak için kullanılmıştır. Zamanla hakikatlar görünmez olmuş, halk, mesel muharrefi olarak masal şeklinde söylemiştir. Kelime; meşhur ve şayi manalarına da kullanılmıştır. Bu yönüyle dillerde destan olmuş manasına gelmiştir. Gerçekte efsane asılsız, boş mesel; kıssa ve hikaye demektir. Bu şekilde sözlü gelenekteki masallara Osmanlı Türkçesinde Arapça usture kelimesinin çokluk şekli olan esatir denmiştir. Yunancada "mitos, mit" kelimeleri zamanla dilimize girmiş, kelime mythe şekliyle batı dillerine de geçmiştir. Türkçede, Fransızcadan geçen legende kelimesinin yer yer kullanıldığı görülmüştür.

Başladığı tarih belli olmamakla birlikte bir efsanenin, bir masalın veya bir destanın çeşitli değişikliklere uğratılarak zamanımızda ayrı ayrı deyişlerle yaşadığı bir gerçektir. Bu söyleyiş şekillerindeki farklılığı asıl mevzuyu kaybetmemekle birlikte efsanelerde de görmek mümkündür. Efsaneler daha ziyade inançla ilgili hususlarda ortaya çıkmış, hemen her yer üzerine söylenmiş; kainattaki varlıkların ve hadiselerin oluş şekillerini, gerçek olsun ya da olmasın, bir sebebe bağlayarak izah etmeye çalışan halk edebiyatı mahsulleridir. Kaynaklarını tarihe, dine dayandırmakla birlikte, masalları da beslenme sahasına alan efsanelerin, inanç yönü asıl ağırlığı teşkil eder.

Fakat efsanelerde verilen inançla ilgili meseleler; insanlığın asıl doğru inancı çerçevesinde olduğu gibi, mahalli ve milli inançların, hurafelerin de tesirinde kaldığı görülür. Anlatılan hadiseler insanoğlunu belirli bir yere bağlamakla birlikte mekanla ilgili isimlerin de verilmesine sebep olmuştur. Varlıkların yaratılışında ve hadiselerin ortaya çıkmasında efsaneler: Teogoni (çok tanrıcılık), kozmogoni (kainatın nasıl meydana geldiği), antropogoni (insanın nasıl varolduğu), eskatoloji (insan ve dünyanın geleceği) olmak üzere dört kolda toplanmaktadır.

efsane

Şahmeran efsanesi (üstteki resim)

Efsanelerin oluşumu

Efsanelerin oluşumunu (ortaya çıkışlarını) açıklayabilmek için önce, köklerini araştırmak gerekir. Çünkü, efsaneler teşekkül ederlerken beslendikleri kaynaklara, köklerine göre farklılık arz etmektedirler. Yani, bütün efsaneler aynı teşekkül, oluşum sürecinden geçmemektedir. Efsane oluşumlarının bu şekilde farlılık göstermesinde sebebi ne olabilir, neden aynı süreçten geçmemektedirler? Bu soruların cevabı, efsanelerin kökleriyle ilgilidir. Efsanelerin bir değil, birkaç kökü vardır. bu kökleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Mitolojik kökler,
2. Tarihi kökler,
3. Dini kökler,
4. Hayli, fantastik kökler

Bu köklerin hepsi her efsanede görülmez. Efsanenin çeşidine göre köklerden biri önem kazanır. Örneğin tarihi efsanelerde tarihi kökler, dini efsanelerde dini kökler, aratılış efsanelerinde mitolojik ve fantastik kökler önem kazanır. Yalnız sunu da belirtmek gerekir ki, bir efsanede birden fazla kök bulunabilir. Yani tarihi kökün hakim olduğu bir efsanede dini veya hayali kökler bulunabilir. Mitolojik kökler, karmaşık köklerdir. İçlerinde eski dini inançların izleri olduğu gibi hayal ürünü unsurlar da vardır.

Bu unsurları ayırmak oldukça zordur. Hem Batılı alimler, hem de Doğulu alimler, efsane ile mitolojinin birbirlerine çok yakın olduğu konusunda hemfikirdirler. Efsanelerdeki mitolojik köklerin büyük bir bölümü, eski inanç sistemlerinden kaynaklanmaktadır. Mitler, esrarengizlik, korku ve telaş anlayışı ile insanı etkilemenin yanında, onların belli olaylara, cisimlere bakışını, onlar hakkındaki düşüncesini sistemleştirerek, bu düşüncelerin genel bir özellik kazanmasını sağlar. Bu düşüceler, açıklamalar gitgide işlev değiştirerek dini inanç sistemi haline gelmeye başlamıştır.

Bu sistemin içinde tarihte olmuş veya olması muhtemel gerçek olaylar olabileceği gibi, halkın veya anlatıcını muhayyilesinden kaynaklanmış hayali, “uydurma” unsurlar da olabilir. Halkın sırrına akıl erdiremediği cisim ve olaylar hakkındaki düşünce ve açıklamaları ile tarihi olay ve halk fantazisi birleşerek inanç sistemi haline gelmiştir. İşte bu inanç sistemini bazı unsurları, bugün efsanelerin kökünü oluşturmaktadır. Özellikle gökcisimleriyle be hadiseleriyle ilgili olan efsanelerde bu türden mitolojik kökleri aramak gerekir.

Efsanenin özellikleri

• Efsaneler kısa halk anlatılarıdır.
• Tek motif etrafında şekillenirler.
• Efsaneler kutsaldır. İçerisinde dini unsurlar barındırırlar.
• Efsanelerde gerçeklik objektif değildir. Yani gerçeklik inanana bağlıdır.
• Olağanüstü olması şarttır.
• Kutsal-Gerçek-Olağanüstü efsaneler bu üç öğe etrafında oluşur. Bunlardan ikisi de olursa efsane olur.
• Efsanelerin 3 kökeni vardır. Bunlar; din, mitoloji ve tarihdir.Bilinen şahıs, olay ve mekan etrafında anlatılırlar.
• Kahramanları genelde dini, mitik veya tarihi kişiliklerdir.
• Mitlerde kahramanlar tanrı veya yarı tanrılardır. Efsanede tanrı ya da yarı tanrı bulunmaz. Bu yönüyle efsaneyi mitten ayırabiliriz.
• En az inanılır olan efsaneler mitik efsanelerdir.Dini efsanelerde olağanüstülük keramet diye kabul edilir.
• Efsanelerde çok nadir olarak kalıplaşmış ifade kullanılır. Bu yönüyle de masallardan ayrılır.

Halk efsaneleri ve mitler

Efsaneler, mitler; masalımsı ürünlerdir. Bunlarda “olağanüstülük” vardır ama, toplumun inanışlarına uymaktadır. Gerçekten, millet sır ve sihirle yoğrulmuş tabiatın ve tabiat olaylarının hayal gücüyle çözümlenmesi sayılabilir. Bu dünya nedir? Nereden gelmiş, nereye gidiyor? Her ilkel toplum, bunu kendi hayal gücüyle çözümlemiştir. Türklerin de Orta Asya‘da bulundukları çağlardan kalma bir yaratılış miti vardı ve buna inanmaktaydılar.

Türk edebiyatında efsane

Bunların bir gerçeği vardır geçmişte ancak, halkın kendi hayalinden kattığı şeylerle bu gerçek yönleri unutulmuş, yada değişikliğe uğramıştır. Cennet Bursa efsanesi, Şehitler Kayası efsanesi gibi. Elbette Bursa’nın bir kuruluş tarihi ve o kayanın bir yıkılış nedeni vardır. Fakat halk kendi hayal gücüyle öylesine efsaneleştirmiştir ki, bunları, tarihi gerçeklerini hiç de aratmıyor bize. Başka milletlerin de böyle efsaneleri, mitolojileri var ve nice şah eserler için İlham kaynağı olmuştur bunlar.

Bizde de Halide Edip Adıvar, Ömer Seyfettin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ömer Bedrettin Uşaklıgil bu kaynaklardan alacaklarını alarak, Cennet Dağı, Cehennem Dağı, Ses Duyan Kızı Yalnız Efe, Çoban Çeşmesi ve Sarı Kız mermerlerini edebiyatımıza kazandırmışlardır.

Efsanelerin toplumsal işlevi

Kutsallık ve yaptırımcılık gücü, efsaneye toplumsal işlevi bakımında diğerlerine göre oldukça farklı bir konum kazandırmıştır. Efsane konusunda önemli bir çalışma olan Prof. Dr. Bilge Seyidoğlunun Erzurum Efsaneleri hakkındaki eserindeki efsanenin toplumsal işlevleri şöyle özetlenebilir:

1. Gelenek görenekleri korurlar: Efsanenin teşekkül ettiği bazı yerlerde, mesela camiler, türbeler ve ziyaret yerlerinde ritiviel davranışlara rastlıyoruz. Böyle yerler ziyaret edilirken bazı kurallara mutlaka uyulur. Ziyaret yerlerinin etrafında üç yedi bazen kırk kez dönülür ve ziyaretler belli ararlıklarla belli günlerde tekrarlanır.

Efsaneler topluma yön verir: Onlara iyi olmayı, nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağını telkin eder. Hastaların, zayıfların maddi bakımdan güçsüz olanların korunmalarını telkin ederek insanları iyilik yapmaya teşvik eder.

Teşekkül ettikleri yere mana kazandırırlar: Teşekkül ettikleri yere başka bir gözle bakılmasını sağlarlar. Tarihi gerçeğin dışında halkın gerçek ve kutsal olarak belli bir yer etrafında efsane yaratması onunla bu gerçeği paylaşması o yerle birleşmesi anlamına gelir. Böylece insanlar kendilerinden bir parça olarak gördükleri şeye daha çok değer verir, anlamı daha derin olur.

Koruyucu ve tedavi edici rolü: Mekanla ilgili efsaneler hem etrafında teşekkül etmiş oldukları yerleri hem de onlara inanları koruyucu aksiyonu vardır. içinde olağanüstü ve kutsal bir şahsın yattığına inanılan kabrin yerinin değiştirilmesi hatta onarılması bile mümkün değildir. kutsal olan bu yerlere el sürülmediği için yüzyıllarca varlıklarını korumuşlardır. Efsanelerin tedavi edici fonksiyonu da vardır. halk çeşitli hastalıklarına çare olması için Türkleri ve kutsal kabirleri ziyaret eder. Şifa bulacaklarına inanırlar.

Sözlükte "efsane" ne demek?

1. Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen imgesel öykü, söylence.
2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye vb..
3. Bir kimsenin başarılarının, üstünlüklerinin, yaşamının abartılarak anlatılması.

Cümle içinde kullanımı

Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de, onun müthiş bir aşk yüzünden bu hale geldiğidir.
- Y. K. Karaosmanoğlu

Efsane kelimesinin ingilizcesi

n. fable, tale, story, myth, legend, saga
Köken: Farsça